Author

Editör

Browsing

Asya’da 6000 Metre yükseklikteki Tang-Gula’da, bilim adamlarının yaptığı araştırmalarda Asya’nın büyük su kaynağı Yangzi nehrinin, iklim değişikliğinden büyük zarar gördüğü tespit edildi.

Spinoza “isteğin” ve “neşenin” filozofu olacaktır. “İstek” önce “var olma”, sonra da “anlama, bilme” isteğidir. Bu anlamda istek, varlığın ve dolayısı ile yaşamın özünü oluşturandır. Varlık da, temelde kendini var etme isteğinde olandır. Bu eylem tabiatın özüne uygundur. Öyle ise kuşku yok ki, erdemlidir.

Yeni varlıklı bir kesimin ortaya çıkması ile birlikte yaygınlaşan zenginleşme isteği modern zamanların ve özellikle bugünün insanı için nerede ise temel bir eylem nedeni olurken, lüks isteği de devamında bu yer üzerinde bir var olma biçimi haline gelecektir.

Smith -Mill- Marx sürecinde somutlaşan ekonomi politik bilimi, iktisadi olguyu tanımlayıp çözümlemeyi amaçlamıştı. Görüntünün arkasındaki özü aramak amacı belli alanlardaki bilgi kümeleşmelerini “özgün” bir yöntemle genel bir teori içeriğine yerleştirme çabasını da birlikte getirmişti.

Bugün Fukuşima’nın dördüncü yıldönümü. Deprem, tsunami ve ardından oluşan nükleer risk belleklerden hızlıca silinmekte… Sahi neydi Fukuşima’da olup biten? Yaşanan bir “doğal felaket” miydi? Felaketi doğal olarak nitelemek…

1918 yılının 11 Kasım’ında, sabahın erken saatlerinde tarihin o güne kadar gördüğü en büyük kanlı hesaplaşma sonuçlanacaktı. 8 milyon ölü ve sakat geride bırakılmış olunacaktı. Not etmeden geçmek doğru olmayacaktır. Savaşın son günü, yani ateşkesin yürürlüğe girmesinin beklendiği son 24 saatte, 11 bin kişi öldürülecek, yaralanacak veya kaybolacaktı. Kimi askerler bu son günde ateşkes kararının imzalanmış olduğunu bilen generallerinin aldığı kararla hayatını kaybedecekti.

Freud için insani varlık, özgürleşmenin, sonsuz gelişmenin, tükenmez zenginleşmenin ihtirasında uygarlıkla çatışmak zorunda kalacak ve onu bilerek veya bilmeyerek yok etmeye çalışacaktır. Çünkü insan Freudyen yaklaşımda “kendinin sahibi”…