Author

Editör

Browsing

Kimi batı ülkelerinde devam eden bir yaz ve bunun mutluluğunu! yaşayan insanlar…Deniz, güneş, parıldayan kumsal… Yazın nimetlerinden kışın da yararlanmanın sevinci okunuyor gözlerden. Ekonomiye de yansıyor tabi bu…

Din- aydınlanma ilişkilerini ve bunun günümüz de ki yansımalarını en iyi tahlil edenlerden biri olarak Marcel Gauchet modern zamanların başındaki temel kırılmayı şöyle betimleyecektir: “Yüzyıllar boyunca yaşamın her alanını tanrıyla ilişkilendirdik. Ne zaman, ne mekan, ne gündelik yaşam ne de herhangi bir yasal otorite tanrıyla ilişkilendirilmeden bir anlam kazanmadı.

Toz, dumandan etrafın görülmediği bir ortamda fillere, zebralara, timsahlara, dair söylenebilecek olanlar kuşkusuz ilginç gelmeyecektir kimseye. Her türden fanatizmin ve köktenciliğin de körüklediği şiddetin doruğunda “yok etmenin”, kimi…

Modern zamanların çok başında yer üzerinde ki yaşamın akla uygun düzenlenmesini önerecek olan Montaigne aynı anda temel bir soruna dikkati çekecektir, kendisinin de mimarlığını yapacağı yeni dönemin kaçınılmaz bir çelişkisinin altını çizmek isteyecektir.

Kaosun teorisyeni, büyük matematikçi Benoit Mandelbrot, fraktalları incelemekle ünlenecek bununla birlikte iktisadi düşünce tarihine ilgisi ve hakimiyeti onu finans ve iktisat teorisi üzerine verimli çalışmalara yönlendirecektir. Kuşkusuz amacı yatırımcıya zenginleşme reçeteleri önermek olmayacaktır.

İktisat bilimi temel bir varsayımla yola çıkacaktır. Seyrek (nadir) kaynakların varlığında insan sonsuz ihtiyaçlarını karşılamaya çalışacaktır. Rasyonel yaratığın, homo economicusun, temel işi bu paradoksu çözmektir. İşe koyulurken bilecektir ki tüketeceği kaynakların büyük bir kısmı seyrektir ama fiyatını ödediğinde onlara sahip olabilecektir.

Daraltıcı politikalar halkın, özellikle yoksul kesimi için olumsuz sonuçlar veriyor. Eşitsizlikleri genellikle arttırıyor veya en azından sabit tutuyor; fakat azaltmıyor. Bu da doğal olarak aslında varlıklı kesimin desteklenmesi anlamına geliyor.