Anlaşılan bundan böyle okyanusların denizlerin kirlenmesine gerek kalmayacak. Bizzat insan fiziki olarak da zehirlenmiş ve etrafa zehir saçan, etrafı daha fazla kirleten bir varlık haline gelmiş olacak.
Havuzların içine doldurularak eziyet içinde yaşatılan yunus balıklarını çocuklarına sevdirmekte hiçbir sakınca görmez insan. Çok sevimli bulduğu bu hayvanları aynı zamanda inanılmaz dehası sayesinde askeri amaçları için de kullanabilir.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü ile Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi (CEFIS) tarafından Şehir Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İktisat&Toplum Dergisi işbirliğinde düzenlenen söyleşide Metin Sarfati’nin “İktisat ve Edebiyat” başlığıyla gerçekleştirdiği konuşmanın metni.
Kendini kaplan zanneden kediyi anımsatıyor insan; Descartes’ın üzerinden sanki bir Spinoza geçmemiş gibi. Tabiat, kendi dışında, istenildiğinde sömürülecek istenildiğinde denetim altına alınabilecek cansız bir kütle…
İsrail’deki seçimlerde oluşan manzara gösteriyor ki, İsrail sağının (Yahudi Gücünden, Likud’a kadar) büyükçe bir kısmının dünya algısında akla yer yoktur.
Hayvanların ızdırap içinde yaşatılıp, acılar içinde öldürülmesinin sıradan olduğu bir düzende yaşanmaktadır. Onlarla beslenmenin ahlaki sorumluluğu duyumsanmamaktadır bile.
İsrail’i İsrail yapan büyük barış insanı Uri Avnery’yi geçtiğimiz günlerde kaybettik. Artık Kreisky’lerin Palme’lerin, Rabin’lerin aydınlık dünyasına veda ediyoruz. Netanyahu’ların, Putin’lerin, Orban’ların karanlık dünyası bizi bekliyor. Bizlere öğrettiklerin…
Spinoza’nın ailesinin İspanya’dan zorunlu olarak başlattığı yolculuk Amsterdam’da değil de, İstanbul, Edirne veya İzmir’de sona erseydi acaba ne olurdu? Kısa bir köşe yazısı çerçevesinde yanıt bulunması nerede ise imkânsız bu soruya cevap aramak, aslında küçük bir zihin oyunu olarak aydınlatıcı olacaktır.
Baba ve oğul Bush’u takip edecektir Trump’ta; onun için de şeytanla iş birliği yapmış toplumlar vardır. Bunlar kötünün yer üzerindeki simgeleridirler ve kimi zaman renklerine, kimi zaman toplumsal- iktisadi konumlarına, kimi zaman inanış biçimlerine göre bu nitelemeye layık görüleceklerdir.
Toz, dumandan etrafın görülmediği bir ortamda fillere, zebralara, timsahlara, dair söylenebilecek olanlar kuşkusuz ilginç gelmeyecektir kimseye. Her türden fanatizmin ve köktenciliğin de körüklediği şiddetin doruğunda “yok etmenin”, kimi…