Gelecekteki felaketlerin gölgesinde yaşıyoruz. Bunlar insanlığın varlığını ve yokluğunu belirleyecek güçte. Anlamak gerekiyor ki, olup bitenin tek nedeni biziz. Yarın olacak olan, bugünden artık bellidir.
Ticaretin ister istemez bireysel çıkar arayışını meşrulaştırarak insanlar arasındaki barışa, gerçek dostluğa engel olacağı anlamına gelen bu düşünce, çok da görmezden gelinecek bir tez olmayacaktır.
Spinoza & Hegel Söyleşileri etkinliklerinde, İnsan, Din ve Özgürlük başlığı ile 20 Mayıs 2021 tarihlinde gerçekleştirilen etkinliğin kaydıdır.
Programda bu hafta, büyük riskler ile karşı karşıda olduğumuzu, hiç durmadan sayısallaşan bir dünyada gücün nasıl sadece bir yok etme gücüne dönüştüğü konuşuluyor.
Ülkesinden ayrılmak zorunda kalıp Avrupa’da sürgüne çıktığında ana kucağından koparılmış bir çocuğun çaresizliğini yüreğinin derinliklerinde hissedecekti Zweig.
Arnold Toynbee şöyle diyor: “Uygarlıklar öldürülerek ölmezler, intihar ederler”. Jared Diamond, insanı intihara eğilimli bir hayvan olarak nitelendiriyor. Diyor ki: “Uygarlık sürecinde insanlar tabiatı tahrip ettikçe, savaş birlikleri…
Hız şiddettir ve şiddet savaştır! de yaşadığımız uygarlık hızın uygarlığıdır, şiddetin uygarlığıdır. Bugünün yalnız insanının dünyası hızın ve şiddetin dünyasıdır.
Yahudi’si, Türk’ü, Rum’u vs. ile bu topraklarda yaşayanlara inanılmaz gelse de “her türlü sözün istisnasız söylenmesi gerektiği”ne ilişkin bir tez literatürde mevcuttur ve bu bir 19. yüzyıl düşünürüne aittir.
“Tabiat Kültür Karşıtlığından Spinozyen Akla” adlı videonun ikinci bölümünde de başlık tartışılmaya devam ediyor.
Spinoza Okumaları adlı video dizisinin bu bölümünde, “Tabiat Kültür Karşıtlığından Spinozyen Akla” başlığı ele alınıyor.