Görünen & Görünmeyen’de Prof. Selma Sevinç ORHAN ile iktisadi temelde fayda arayışının anlamı ele alınıyor.
Şöyle seslenecektir filozof bugüne Teolojik Politik İnceleme “sinin daha ilk sahifelerinde: “İnsanların kendilerini özgür sanmaları bir yanılsamadır. Hatta bir yanılgıdır. Bunun böyle olduğu, görmesini bilen herkes için apaçıktır.
Düşünürün orada sorduğunu sorsak biz de kendimize: İnsanların sonuncusu ile benim aramda geçecek olan süre Da Vinci’den bu yana geçmiş olan süreden daha mı uzun yoksa daha mı kısa olacaktır?
“Değerlerin Değersizleşmesi ve Sonuçları” adlı makalemizle “Kapitalizmin Krizinden İktisadın Krizine” kitabında yer aldık.
Bireysellikle toplumsalın kavşağı, hakikatin adaleti içinde mümkün olabilirdi. Baruh ‘tan mı öğrenmişti Sartre bunu, kim bilir. İlave edecekti o da insanlığın yazgısındaki bir yasayı; “bugünün ezileni, yarının ezeni.”
İnsanlık ekolojik, iktisadi ve ulusal fanatizmin başta olmak üzere sürekli küresel bir krizden geçiyor. Tüm bunların yanında tüm evrenin sonunu getirebilecek güçte olan nükleer krizin varlığı geleceğimizi nasıl şekillendirecek?
Felsefe eksiklikten doğar. Filozof eksikliğin olduğu yerde yaşam bulur. Eksiklik, önce insana ait en temel eksikliktir; kendine ait, dış dünyaya ait bilginin tam olmamasıdır.
Katılmıştı sessizce Bento. Elini uzattı ateşe düşüncelere dalarken. Odanın kapısı açılıp eşikte Rembrandt göründüğünde, kar pencerenin ardında beyaz kadifeden örtüsünü dokumaya başlamıştı tekrar.
I. Dünya Savaşında öldürülen binlerce insan, II. Dünya Savaşında iki atom bombası ve teknoloji eşliğinde bir ırkı ortadan kaldırma girişimleri ile tüm insanlığın içinde düştüğü o kanlı yüzyıl.
Kimi toplumlarda giyim kuşam promosyonu üzerinden büyük rantlar elde edilirken niteliksel olarak gelişmiş toplumların insanlarında uçma ayıbından sonra alışveriş ayıbı yaygınlaşıyor.